Mjora.com, sitenin çalışması ve ziyaret istatistiklerinin tutulması amacıyla teknik bir oturum çerezi ve IP adresi kaydı kullanır. Kişisel kimliğinizi belirleyen bir bilgi toplanmaz. Verileriniz belli bir süre saklanır, sonrasında otomatik olarak silinir. Detaylar için Çerez ve Gizlilik Politikamızı inceleyebilirsiniz.
|
Ndğaneri nozit̆a: Çabla k̆uçxe vrosi var goyik̆oraşa mot uk̆ap̆am, capisare.
Günün sözü: Ayağına çarığını iyi bağlamadan koşma, yere yapışırsın.
|
|
47 Lazca Fonemleri 47. Fonetik: Lazca Fonemleri Bir dilin fonemlerini anlatırken “sert”, “yumuşak”, “ince”, “kalın” gibi empresiyonist (izlenimci) kelimeleri kullanırsak herkesin duygusu aynı olmadığı için anlaşmazlık olur. Hele Türkçede benzeri bulunmayan fonemleri bu tür kelimelerle anlatmak imkansızdır. Dilbilimsel terimler ile Lazca fonemlerini tasvir edelim. İlk önce fonemleri, alfabe sırasına göre değil, boğumlama şekline göre sınıflandıralım. 47.1.Vuayel (Halk dilinde “sesli” bazılarına göre “ünlü”) Lazca vuayelleri, alfabesinde A, E, İ, O ve U harfleri ile yazılan fonemlerdir. Bir vuayel tek başına heceyi oluşturabilir.
Vuayel, normal konuşmada ses tellerinin titreşimi ile telaffuz edilir. Yani dilbilimsel terimle “sesli”dir. Ama fısıldanırken, ses tellerinin titreşimi olmaksızın telaffuz edildiğine göre “sessiz” olur. Lazca vuayelleri, dil ve dudakların durumlarına göre beş foneme ayrılırlar. Fonemler eğik çizgi ( / / ) arasına konurlar.
47.2. Konson (Halk dilinde “sessiz”, bazılarına göre “ünsüz”) Konson, vuayel olmayan her fonemdir. Laz alfabesinde P, P̆, B, M vs. harfleri ile yazılır. Lazcada konson fonemleri vuayelsiz heceyi oluşturamazlar. [Vuayelsiz heceleri olan diller de vardır. Örnek: Çekçenin vlk kelimesi ( kurt <köpekgillerden hayvan>); Hırvatçanın rt kelimesi (burun <karanın denize doğru uzanmış kısmı>); vs.] 47.2.1. “Sessiz” ve “sesli” Lazcada P, P̆, T, T̆, Ʒ, Ʒ̆, Ç, Ç̆, Ky, K̆y, K, K̆, Q, F, S, Ş, X, H harfleri ile yazılan fonemler, daima ses tellerinin titreşimi olmaksızın telaffuz edildigine göre “sessiz”dirler (halk dilinde “sert”). B, D, Z̆, C, Gy, G, Z, J, Ğ, Y, R, L harfleri ile yazılan fonemler ise fısıldamadan söylendiklerinde, daima ses tellerinin titreşimi ile telaffuz edildiğine göre “sesli”dirler (halk dilinde “yumuşak”). Kalan üç harf M, N, V ile yazılan fonemler ya “sesli” ya da “sessiz” olabilirler. (/m/ ve /n/ için bkz. 47.2.2. /v/ için bkz. 47.2.4.1.) 47.2.2. Genzel konson Laz alfabesinde M ve N harfleri ile yazılan fonemler, genzel konsonlardır. Ağızda dudaksıl veya dilsil kapantı varken akciğerlerden gelen hava genizden geçer. 47.2.2.1. /m/ fonemi
Lazcanın bu fonemi, kelime başında sessiz konsonun önünde bulunduğunda sessizdir. Yani ses tellerinin titreşimi olmaksızın telaffuz edilir. Uluslar arası fonetik işaretleri (UFİ) ile [
Bunun dışında /m/ fonemi, ses tellerinin titreşimi ile telaffuz edilir. Yani seslidir. UFİ ile [m] yazılır.
/m/ foneminin sesli olup olmaması tamamen fonem bağdaşmasına bağlıdır. Bundan dolayı iki alofonu (Alofon: aynı fonemi oluşturan değişkenler) yazmak için tek bir harf yeterlidir. 43.2.2. /n/ fonemi /n/ foneminin boğumlanma bölgesi, alofona göre değişir: vuayel önünde bulunduğunda öndamağın ön tarafı ile dil ucu arasıdır (öndamaksıl). Konson önünde bulunduğunda o konsonun boğumlanma bölgesi ile aynı yerdir.
Bu fonemin sesli olup olmaması yine fonem bağdaşmasına bağlıdır. Kelime başında sessiz konson önünde bulunduğunda sessiz olup diğer yerlerde sesli olur.
/n/ foneminin çeşitli alofonlarının tümü bağdaşmasaldır. Aralarında fonetik bakımından büyük farklılık göstermelerine rağmen bunları yazmak için tek bir harf yeterlidir. 47.2.3. Genzel olmayan kapantılı konson 47.2.3.1. /p/, /p̆/, /b/ Laz alfabesinde P, P̆ ve B harfleri ile yazılan fonemler dudaksıldırlar (boğumlanma bölgeleri iki dudak arasıdır). /p/ ile /p̆/ sessizdirler. /b/ ise sesli. Peki, /p/ ile /p̆/ arasındaki fark nedir ? /p/ fonemi, telaffuz edildiğinde ses telleri açık kalır. Dudaklar açılınca akciğerden gelen hava ağızdan çıkar. Arkasından bir vuayel gelirse dudaksıl kapantının açılışından bir an sonra ses telleri titremeye başlar. /p̆/ fonemi, telaffuz edildiğinde ses telleri kapalı bulunur. Dudaklar açılınca o zamana kadar ses telleri ile dudaklar arasında bulunan hava ağızdan fırlatılır. Arkasından bir vuayel gelirse dudaksıl kapantının açılışından bir an sonra ses telleri titremeye başlar. /p̆/ fırlatmalı bir konsondur. /b/ fonemi, telaffuz edildiğinde ses telleri daima titreşimlidir. Dudaklar kapalı iken de açılınca da. [Fransızcanın /b/ fonemi, aynen Lazcadaki gibi, daima ses tellerinin titreşimi ile telaffuz edilir. Almancanın /b/ fonemi ise dudaklar kapalı iken titreşimsiz yani sessiz olup dudaksıl kapantının açıldığı andan beri ses tellerinin titreşimi ile telaffuz edilir. Her dilin kendilerine özgü fonem sistemi vardır. Aynı işaretlerin kullanılması çeşitli dillerin fonemlerinin tam aynı olmasını ifade etmemektedir.]
[“Baba” kelimesinin Farsçası baba, Gürcücesi mama, Fransızcası papa, Yunancası babadır. Çeşitli diller arasında çocuk dilinden gelen kelimelerin tesadüfen benzeme ihtimalleri oldukça yüksektir.] 47.2.3.2. / t/, /t̆/, /d/ Laz alfabesinde T, T̆ ve D harfleri ile yazılan fonemlerin boğumlanma bölgeleri öndamağın ön tarafı ile dil ucu arasıdır (öndamaksıl). /t/ ile /t̆/ sessiz, /d/ sesli. /t/ fonemi, telaffuz edildiğinde ses telleri açık kalır. Öndamak ile dil ucu arasındaki kapantı açılınca akciğerden gelen hava ağızdan çıkar. Arkasından bir vuayel gelirse bundan bir an sonra ses telleri titremeye başlarlar. /t̆/ fonemi, telaffuz edildiğinde ses telleri kapalı tutulur. Öndamak ile dil ucu arasındaki kapantı açılınca o zamana kadar ses telleri ile kapantı arasında bulunan hava ağızdan fırlatılır. Arkasından bir vuayel gelirse bundan bir an sonra ses telleri titremeye başlar. /t̆/ aynen /p̆/ gibi fırlatmalı bir konsondur. /d/ fonemi, telaffuz edildiğinde ses telleri daima titreşimlidir.
47.2.3.3. /ʒ/, /ʒ̆/, /z̆/ Laz alfabesinde ʒ, ʒ̆ ve z̆ harfleri ile yazılan fonemleri tasvir etmeden önce örneklerini veriyoruz. Çünkü bu harfler Türk alfabesinde yoktur.
Bu fonemlerin boğumlanma bölgeleri, öndamağın ön tarafı ile dil ucu arasıdır (öndamaksıl). /ʒ/ ile /ʒ̆/ sessiz, /z̆/ seslidir. /ʒ/ fonemi, telaffuz edildiğinde ses telleri açık kalır. Öndamak ile dil ucu arasındaki kapantı açılınca dil ucu, öndamağa oldukça yakın yerde kalıp çok dar hava geçiş yolunu bırakır. Akciğerden gelen hava bu yoldan geçerken ovma ile [s] konsonunu oluşturur. Arkasından bir vuayel gelirse dil ucu öndamaktan uzaklaşıp o vuayelin telaffuzu için gereken şekli alır. Aynı zamanda yani [s] konsonu bitince ses telleri titremeye başlarlar. Kapantılı olarak başlayıp ovmalı olarak biten bu tip fonemlere “afrike konson” denir. /ʒ/ fonemi uluslararası fonetik işareti (UFİ) ile [ts] yazılır. Dikkat ediniz: bir kapantılı konson (örneğin [t]) ile arkasından gelen boğumlanma bölgesi aynı (veya çok yakın) olan bir ovmalı konson (bu örnekte [s]) birlikte otomatik olarak bir afrike konson oluşturmaz. Bir örnek: Ordu'nun ilçelerinden biri Fatsa'dır. “Fatsa” kelimesinde, /t/ foneminin telaffuzu bittikten sonra ancak /s/ fonemininki başlar. Yani, (1) /t/ için öndamağın ön tarafı ile dil ucu arasında kapantı olur. (2) Kapantı açılınca dil ucu bir kere öndamaktan uzaklaşıp az çok geniş bir hava geçiş yolunu bırakır. (3) Akciğerden gelen hava bu yoldan geçer (birinci hecenin sonu). (4) Dil ucu yeniden öndamağa yaklaşıp /s/ için çok dar hava geçiş yolunu oluşturur. (5) Akciğerden gelmeye devam eden hava, bu yolda ovma ile /s/ fonemini oluşturur. Gördüğünüz gibi, Türkçe bilip de Lazca bilmeyenlere “Lazcanın ʒ harfi Fatsa'nın “ts” si gibi okunur” demek, dilbilimsel açıdan yanlıştır. /ʒ̆/ fonemi, aynen /ʒ/ fonemi gibi kapantılı olarak başlayıp ovmalı olarak biten afrike bir konsondur. Ama fırlatmalıdır. Öndamağın ön tarafı ile dil ucu arasında kapantı olduğunda ses telleri kapalı tutulur. Kapantı açılıp öndamak ile dil ucu arasında çok dar hava geçiş yolu olunca o zamana kadar ses telleri ile kapantı arasında bulunan hava [s] konsonunu oluşturarak ağızdan fırlatılır. Arkasından bir vuayel gelirse öndamaktan uzaklaşıp o vuayelin telaffuzu için gereken şekli alır. Aynı zamanda, yani [s] konsonu bitince ses telleri tiremeye başlar. UFİ ile [ts'] yazılır. /z̆/ fonemi, telaffuz edildiğinde ses telleri daima titreşimlidir. Sesli ve afrike; UFİ ile [dz] yazılır. 47.2.3.4. /ç/, /ç̆/, /c/ Laz alfabesinde Ç, Ç̆, C ile yazılan fonemlerin boğumlanma bölgeleri, ön damağın orta veya arka kısmı ile dil ucu arasıdır (arkadamaksm: 4.8pt">
47.2.3.5. / ky/, /k̆y/, /gy/ Laz alfabesinde ikişer harf ile yazılan /ky/, /k̆y/ ve /gy/ fonemlerinin boğumlanma bölgeleri, ortadamak artdamak sınırı ile dil sırtının orta kısmı arasıdır (ortadamak-artdamaksıl). /ky/, sessiz, fırlatmasız, UFİ [ki] /k̆y/, sessiz, fırlatmalı, UFİ [ki'] /gy/, sesli, UFİ [gi] Bu üç fonem, Lazcanın Batı diyalektlerinde hiç rastlanmaz.
47.2.3.6. /k/, /k̆/, /g/ Laz alfabesinde K, K̆, G harfleri ile yazılan fonemlerin boğumlanma bölgeleri alofona göre değişir. (1) /a/, /e/, /o/, /u/ önünde: artdamak ile dil sırtının arka kısmı arası (artdamaksıl). (2) /i/ önünde: ortadamak ile artdamağın sınırı ile dil sırtının orta kısmı arası (ortadamak-artdamaksıl). (/i/ önünde /k/ ile /ky/, /k̆/ ile /k̆y/, /g/ ile /gy/ fonemleri, fonetik farklılıklarını kaybedip fonoloji bakımından nötralize olurlar.) /k/, sessiz, fırlatmasız, UFİ [k] ~ [ki] /k̆/, sessiz, fırlatmalı, UFİ [k'] ~ [ki'] /g/, sesli, UFİ [g] ~ [gi]
[Türk alfabesinde kullanılan K harfi, iki ayrı fonemi göstermektedir. Biri, /k/, kar, kasa, katil, kanun gibi kelimelerde (halk dilinde kalın K). Öbürü, /ki /, kâr, kâğıt, imkân gibi kelimelerde (halk dilinde “ince K”). İlk bakışta yazım kılavuzunun verdiği düşüncenin tam tersine kar ile kâr arasında var olan fonetik farklılığı, vuayelin değil, konsonundur. “Türkçenin K'sı” ile başka dillerin benzer fonemlerini karşılaştırırken bunu daima aklımızda tutmamız gerekmektedir.] [ Buna paralel olarak Türk alfabesinde kullanılan G harfi yine iki çeşit ayrı fonemi göstermektedir. Biri, /g/, gar, otogar, galiba, gayet vs. kelimelerde (halk dilinde “kalın G”); öbürü, /gi/, gâvur, rüzgâr, tezgâh vs kelimelerde (halk dilinde “ince G”).] 47.2.3.7. /q/ Laz alfabesinde Q harfi ile yazılan fonemin boğumlanma bölgesi, artdamağın en arka kısmında küçük dilin bulunduğu yer ile dil kökü arasıdır (küçükdilsil). Sadece Hopa ve Borçka diyalektlerinde bulunan bu fonem, sessiz fırlatmalı bir konson olup bazen kapantılı, bazen kapantısız telaffuz edilir. Üç çeşit serbest alofonu bulunmaktadır: kapantılı [q'], kapantılı afrike [qχ'] ve ovmalı [χ'].
47.2.4. Ovmalı konson [Ovmalı konson empresyonist terimle “fısıltılı, vızıltılı, ıslıklı, hışırtılı, hırıltılı” vs denilir.] Lazcanın kapantısız konson fonemleri, boğumlanma şekline göre dört gruba ayrılır: ovmalı, yaklaşmalı, çarpmalı ve kenarsıl. Ovmalılardan başlayalım. 43.2.4.1. Ovmalı /f/, /v/ /f/ foneminin boğumlanma bölgesi, üst dişler ile alt dudak arasıdır (dudakdişsil). Bu fonem sessizdir.
/v/ foneminin iki grup alofonu vardır. Biri dudak-dişsil (boğumlanma bölgesi üst dişler ile alt dudak arası); öbürü dudaksıl (boğumlanma bölgesi iki dudak arası). (1) Dudak-dişsil ovmalı (a) sesli UFİ/ IPA, [v]
(b) yarı-sessiz, yarı-sesli /v/ fonemi, sessiz konson arkasında bulunduğunda, akciğerden gelen havanın dudak dişsil ovması başladıktan sonra ses tellerinin titreşimi başlar. Fonem, sessiz olarak başlayıp sesli olarak biter. [f] ile [v]'nin karışımı gibi bir duygu verir. Fonetik işareti kullanarak ya [ ] (sessizlenmiş [v]) ya [fv] ( [f ] gibi başlayan [v]) ya da [fv] ( [v] gibi biten [f]) yazılabilir. Bu tip bağdaşmada /v/ fonemi ile /f/ foneminin sınırı belli değildir.
(2) Dudaksıl yaklaşmalı Bazı yörede /k/, /k̆/, /g/, /q/, /ş/, /x/ ve /ğ/ konsonlarının arkasında bulunan /v/ fonemi /a/ (ve çok seyrek olarak /e/ ile /i/ ) önünde dudaksıl yaklaşmalı olarak telaffuz edilir. UFİ, [w]. Bu alofon telaffuz edildiğinde dudaklar /u/ vuayelini telaffuz edecekler gibi birbirine yaklaşıp yuvarlaklaşırlar. Hiç ovmalı değildir. [w] konsonu ile [u] vuayelinin telaffuzu o kadar yakın ki [w] için “yaklaşmalı konson” yerine “yarı vuayel” terimi de kullanılır.
47.2.4.3. /ş/, /j/ Laz alfabesinde Ş, J harfleri ile yazılan fonemler, arka-öndamaksıl ovmalı konsonlardır. /ş/, sessiz; UFİ, [∫], /j/ sesli; UFİ, [ʒ]. Bu fonemler telafuz edildiklerinde dil ucu alt dişlerden ayrılıp öndamağın orta veya arka kısmına yaklaşır.
47.2.4.4. /x/, /ğ/ Laz alfabesinde X, Ğ harfleri ile yazılan ovmalı fonemlerin boğumlanma bölgeleri, art damağın en arka kısmında küçük dilin bulunduğu yer ile dil kökü arasıdır (küçük-dilsil). /x/, sessiz; UFİ, [χ], /ğ/ sesli; UFİ, [Ɣ].
[Lazcanın /ğ/ fonemi, Türkçe'nin “yumuşak G” harfi ile hiç alakası yoktur. Türkçenin Anadolu diyalektlerinde bazen çeşitli alofonları karşılayan “yumuşak G” harfi, bugünkü İstanbul diyalektlerinde artık ovmalı konson karakterini kaybetmiş durumdadır. Düğme, öğle, öğrenci, yeğen gibi kelimelerde kullanılan “yumuşak G” harfini tamamen Y harfi gibi telaffuz etmeyen İstanbullu acaba kaç kişi kaldı? Bağlamak, çağdaş, sağlık, yağmur gibi kelimelerde kullanılan “yumuşak G” ise çoktan “vuayel uzatma işareti” olmuş olup herhangi konsonu karşılamamaktadır. Doğa, sığır, ağır, dağıtmak gibi kelimelerdeki “yumuşak G” harfi ise fonetik bakımdan hiç birşeye tekabul etmiyor gibi artık kelimenin etimolojisini andıran “arkeolojik eser” olmuştur.] 47.2.4.5. /h/ Laz alfabesinde H harfi ile yazılan fonem, “mizmarsıl (boğumlanma bölgesi ses telleri), ovmalı, sessiz” diye sınıflanır. Ama bu konsonun “telaffuzu” dudak veya dil ile bir şey yapmadan sadece “bir vuayeli telaffuz etmeden önce soluk vermek”tir. Bu konson için “henüz ses tellerinin titreşimi olmayan vuayel” ya da “fısıldanarak telaffuz edilen vuayel” de denebilir.
[Mizmarsıl ovmalı sesli konson fonemi olan diller de vardır. Çekçe, Slovakça, Arapça vs. UFİ, [ɦ].] 47.2.5. Yaklaşmalı konson Laz alfabesinde K, K̆, G harfleri arkasında bulunmayan Y harfi ile yazılan fonem, arka-ortadamaksıl yaklaşmalı sesli konsondur. Dil sırtının orta kısmı ortadamağın arka kısmına yaklaşır. Aynen [i] vuayelinin telaffuzu gibidir. UFİ, [j]. (Bunu /j/ fonemi ile karıştırmayınız! /j/ fonemi, UFİ ile [ʒ] yazılır.) [j] konsonu (/y/ fonemi) ile [i] vuayelinin telaffuzu o kadar yakın ki [j] için “yarı vuayel” terimi de kullanılır. (Lazca fonoloji sisteminde iki çeşit daha yaklaşmalı konson vardır. [w] ile [ɹ]. [w] için bkz. 2-4-1. [ɹ] için bkz. 2-6. )
[Arka-ortadamaksıl yaklaşmalı sessiz konson fonemi olan diller de vardır: Almanca, Japonca vs.] 47.2.6. Çarpmalı konson Laz alfabesinde R harfi ile yazılan fonem, iki çeşit serbest alofondan oluşmaktadır. Biri, arka-öndamaksıl sesli çarpmalı konson (UFİ, [ſ]); öbürü, boğumlanma bölgesi aynı olan yaklaşmalı sesli konsondur ( UFİ, [ɹ]). Çarpmalı alofon [ſ], en çok Çamlıhemşin ile Ardeşen diyalektlerinde duyulur. Bu alofon telaffuz edildiğinde dil ucu öndamağın orta veya arka kısmına bir kere çarpılır. [Eğer dil ucu çok kez çarpılırsa titreşimli konson, [r], olur. Titreşimli [r], Rusça, İtalyanca gibi dillerde yaygındır. İspanyolca'da ise titreşimli [r] ile çarpmalı [ſ ], iki ayrı fonem oluşturmaktadır.] Yaklaşmalı alofon [ɹ] telaffuz edildiğinde dil ucu öndamağın arka kısmına yaklaşıp bir yere değmeden arkadan gelen fonemi telaffuz etmek için gereken şekli alır.
[Çarpmalı konson veya titreşimli konson, bazı dilde sessiz olabilirler. Örnek: Türkçe'de “var”, “yapar”, “yer” vs. kelimelerinin sonunda bulunan /r/ fonemi.] 47.2.7. Kenarsıl konson Laz alfabesinde L harfi ile yazılan fonem, arka öndamaksıl kenarsıl sesli konsondur. Kenarsıl olmayan /t/, /ʒ/, /c/, /s/, /ş/, /ky/ gibi fonemlerin telaffuz süresinde dil kenarları daima üst dişlere yapışık kalırlar. Kenarsıl /l/ fonemi telaffuz edildiğinde, dil ucu öndamağın arka tarafına değerken, dil kenarları üst dişlerden uzaklaşıp akciğerlerden gelen havaya çift geçiş yolu verirler.
47.2.4.2. / s/, /z/ Laz alfabesinde S, Z harfleri ile yazılan fonemler, öndamaksıl ovmalı konsonlardır. /s/, sessiz; /z/ sesli. Bu fonemler telaffuz edildiklerinde dil ucu alt dişlere yapışır. Dil sırtının dil sırtına çok yakın kısmı, öndamağın ön tarafına yaklaşıp çok dar hava geçişini oluşturur. Akciğerden gelen hava buradan geçerken ovma ile /s/ veya /z/ konsonunu verir. [ Türk alfabesinde kullanılan L harfi iki çeşit ayrı fonemi göstermektedir. Biri, “arkeoloji”, “kolay”, “fazla”, “anlam” gibi kelimelerde, öbürü, “alo”, “elâ”, “alâkâ”, “hilâl” gibi kelimelerde bulunmaktadır. “Türkçenin L'si” ile başka dillerin benzer fonemleri karşılaştırırken bunu hiç unutmamalıyız.] [ Kenarsıl sessiz fonemi olan diller de vardır. Kabardayca, Tibetçe vs.]
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||