5 Mariaşina 2026 - Cumaçxa


Ndğaneri nozit̆a: Ar k̆oçi na-ağoden mutxa iri k̆oçi-ti ağoden.
Günün sözü: Bir insanın başına gelen, herkesin başına gelebilir.
Lazuri Paramitepe - Lazca Masallar

Lazuri Paramitepe - Lazca Masallar

Ali İhsan Aksamaz
Lazuri | Türkçe
Mapa do Mç̆k̆eşi

Ar mapa kort̆u do emus na uğut̆u ok̆ro xazinas var int̆ret̆u. Mapa dido xezdimeri na t̆uşeni, ar ok̆ro mitişa var amet̆e t̆u.
Ar ndğas Mapak ducoxu vezirepe muşis do uʒ̆u:
- Andğaşen goyilit do k̆oçepes uʒ̆vit ki çkimde malen do aʒ̆ işak̆is k̆iayas uşegnapu sum mʒudi atkven, emus ok̆ro mepçap!
Vezirepek em ndğaşen igzales, k̆iyana goyiles do mapaşi notkvame iris duʒ̆ves: "Mitxani mapa çkinişa nalen do k̆iyanas uşegnapu sum mʒ udi atkven, emus dido ok̆ro meçaps mapakya".
Ar tuta mek̆ilu. Mapaşa miti var nuxtimu. K̆oçepek isimadup̆t̆ es: "Eşo mu mʒudi vuʒ̆vat mapas aʒ̆işa mitis na var ugnapunya". Ark̆ele aşo isimadup̆t̆es do majurak̆ele aşkurinet̆es:
"Mapas mʒudi muç̆o vuʒ̆vatya".
Mʒika oraşk̆ule a ambari ar mç̆k̆eşik kognu do mapas aşo numçinu: "Ar mʒudiş otkvaluşa sum ndğas domçvi do ek̆ule(uk̆açxe) iri ndğas tito tito mʒudi giʒ̆umerya".
A ambari mapas konuğes. Az̆ iʒinu mapas do ntku : "E bedi goç̆veri mç̆k̆eşis mu mʒudi atkven, ma na var miçkit̆asya".
Mek̆ilu ar ndğa. Mapas guri damonk̆anu do nisimadu: "Soti mç̆k̆eşik mtiniti domiʒ̆umers sum uşegnapu mʒudiya" do ducoxu vezirepes.
- E, vezirepe -uʒ̆umers mapak, - isimadit do goyişinit, mu mʒudi itku andğaşa k̆iyanas mu na giçkinan, gogaşinan, ç̆umanis ma miʒ̆vaten.
Vezirepes em ndğas do em seris toli var udvalunan, çumanişak̆is notkvame mʒudepe goişinap̆t̆es. Majurani ndğas ç̆umanişi ordoşen mapaşa na mextes, mapa mʒxodaris kort̆u. Vezirepes mu na uçkin, duʒ̆ves.
Masuma ndğas gobriʒ̆eri, got̆alaxeri mç̆k̆eşi mapaş cixas konodgitu, moiʒ̆k̆u kalamani do k̆uçxes na moz̆itu titxu ʒ̆inek̆epeten kamaxtu mapaşa. Mapa orzos(tronis) xet̆u do ekole-akole eçi veziri eluxet̆u. Gobriʒ̆eri mç̆k̆eşi z̆iruşi, mapas az̆iʒ inu.
- Mu mʒudi ambari momiği? -Nk̆itxu mapak mç̆k̆ eşis do xolo ar k̆ayi kogamiz̆i ʒu. Mç̆k̆eşi çkar var aşkurinu do do uʒ̆u mapas:
- P̆ap̆uli çkimis jur qona uğut̆u. Ar qonas na xaçkupt̆u dik̆a, mteli k̆iyanas dibağet̆u.
- Şegignapunani am k̆ata mʒudi? -Nk̆itxu vezirepes mapak.
- Var,- uʒ̆ves vezirepek.
Mç̆k̆eşik çkva nena var eşiğu, eyiselu, gamaxtu gale, komoyidu kalamani, biga muşi kodikaçu do mçxurişa igzalu.
Majura ndğas mç̆k̆eşi xolo komoxtu mapaşa, komoyiʒ̆k̆u kalamani do kamaxtu. Mapa koxen t̆axt̆i muşis do ekole-akole vezirepe eluxenan. Mç̆k̆eşi na amaxtusteri, mapak mutxani uʒ̆vasent̆u, mara mç̆k̆eşik nena goʒ̆uncubalu do uʒ̆u:
- Majura qonas p̆ap̆ uli çkimik markvali xaçkupt̆u do iri ʒ̆anas na aqvet̆u ç̆uç̆uli vit qonas var int̆ret̆u.
Gaak̆viru mapas do vezirepes nk̆itxu:
- Şegignapunani amk̆ata mʒudi?
- Var şemignapunan, - uʒ̆ves vezirepek.
Mç'k̆eşik keyiselu, xolo muşi briʒ̆eri kudi kogeitu do gale kagamaxtu. A mapa dido xezdimeri na t̆u do çkar mitis ok̆ro var meçapt̆u eti k̆ayişa kuçkit̆u, amuşeni onç̆inap̆t̆u kalamaniş modvalu do ar k̆eleneti usiminp̆u. "Mu tkumernan mapa do vezirikya". Mç̆k̆eşik na gamaxtusteri, mapa eʒxont̆u t̆axt̆ işen do vezirepes uʒ̆u:
- Vezirepe, z̆iropt̆u mç̆k̆eşik xazinaşi ok̆ro goʒ̆amiğasen. Ç̆umenti mç̆k̆eşik amk̆ata eşagnapu mʒudi dotku na, tkvan var şemignapunanya var tkvat, şemignapunanşo, miçkinanşo, tkvit!
- Mç̆k'eşik koşignu aya do igzalu. Em ndğas mç̆k̆eşik limcişa mçxuri oncvinap̆t̆u do p̆ilili gelaçap̆t̆u. Masuma ndğas xolo komoxtu.
- Muperi uşegnapu mʒudi tkvaginon am ndğa? -Z̆iʒineri uʒ̆umers mapak.
- Baba skanis dido mt̆eri uqonut̆eren do şkvit ʒ̆anas ok̆ok̆idinu uğut̆eren entepek̆ala, -uʒ̆umers mç̆k̆eşik, - am ok̆ok̆idinupes na iqu ziyaniten baba skanişi xazina komoiçoderen. Em oras baba çkimik noʒxuderen baba skanis oşi ok̆ro. Baba skani em ʒ̆anas doğuru do oşi ok̆roti kodoskideren.
Mç̆k̆eşi aşo na ntkus steri, ar veziri eʒxont̆u do: "Aya mignapunan, miçkinanya!"
- Aya komiçkinanya, ntku majura vezirik.
- Aya na var uçkin, mi iqven, manti şemignapunya, ntku mapak.
- Şegignapunan do kogiçkinanşi, çkva mutu otkvaluşi var miğun. Baba skanişi bere sin re do t̆axt̆i muşiti sin giğun. Emuşeni e oşi ok̆ro sin momçaginonya, uʒ̆u mç̆k̆eşik mapas.
Mapak mʒika oras nena var atku, ek̆ule vezirepes uʒ̆u:
- Xalali ren amk̆ata mç̆k̆eşişeni oşi ok̆ro, komeçit!
Komeçes oşi ok̆ro. Mç̆k̆eşik ubas komeşidu, igzalu do mukti ixmaru do çkvasti oxmarapu.


Kral ve Çoban

Bir kral vardı ve altınları hazineye sığmıyordu. Ama, eli öyle sıkıydı ki, kimseye bir tek altın bile vermiyordu.
Bir gün kral, vezirlerini çağırarak, şöyle dedi:
- Yarından tezi yok dolaşın ve insanlara şu haberi yayın: "Kim bana gelip de, dünyada şimdiye dek duyulmamış üç yalan söylerse, ona çok altın vereceğim!"
Vezirler hemen yola çıktılar, dünyayı dolaştılar ve kralın sözlerini herkese söylediler: "Kim kralımıza gider, dünyada duyulmamış üç yalan söyleyebilirse, kralımız ona çok altın verecek!"
Aradan bir ay geçti. Kralın huzuruna çıkan yoktu. Herkes düşünüyordu: "Krala, şimdiye dek kimsenin duymadığı ne yalan söyleyebiliriz?" diye. Bir yandan da korkuyorlardı.
"Krala yalan söylediğimizde, ya başımıza bir şey gelirse!"
Kral'ın saldığı haberi duyan bir çoban, krala şöyle haber gönderdi: "Yalanları, üç günde söyleyeceğim. Her gün bir yalan söyleyeceğim!"
Vezirler, bu sözleri krala ilettiler. Kral gülerek: "O zavallı çoban, benim bilmediğim ne yalan söyleyebilirki?" dedi. Bir yandan da heyecanlandı, yüreği sıkıştı . Düşünüyordu, "Ya çoban, bana gerçekten duyulmamış üç yalan söylerse." diye. Vezirlerini çağırıp:
- Ey vezirler, düşünün "Dünyada söylenmemiş ne kadar varsa sabahleyin bana söyleyin.!
Vezirler, o gece gözlerini kırpmadan sabaha kadar, söylenmemiş yalanları anımsamaya çalıştılar.
Ertesi gün, erkenden krala gittiler. Kral divandaydı. Vezirler, tüm yalanları söylediler. Bir gün sonra, çoban, üstü başı yırtık, çamur içinde gelip kralın kalesine dayandı. Çarığını çıkardı ve ince çoraplarıyla kralın huzuruna çıktı. Kralın etrafında yirmi vezir vardı. Kral, çobanı görünce gülümsedi:
- Ne yalan söyleyeceksin?
Çoban, krala:
- Dedemin iki tarlası vardı. Bir tarlaya ektiği buğday, bütün dünyaya yetiyordu!
Kral, vezirlerine sordu:
- Böyle bir yalanı, duymuşluğunuz var mı?
"Hayır" dedi vezirler. Çoban, başka söz söylemeden dışarıya çıktı. Çarığını giydi, sopasını aldı ve koyunlarını otlatmaya çıktı.
İkinci gün çoban, yine kral'ın huzuruna çıktı. Kral, tahtında oturuyordu, etrafında da vezirler. Kral, bir şey söylemeden, çoban:
- Öteki tarlaya dedem yumurta ekiyordu ve yumurtadan çıkan civcivler on kente sığmıyordu!
Kral çok şaşırmıştı. Vezirlerine sordu:
- Böyle bir yalanı duymuşluğunuz var mı ?
"Hayır, duymadık" dedi vezirler.
Çoban, kalkarak yırtık şapkasını giydi ve çıkıp gitti. Kralın elinin ne sıkı olduğunu olduğunu, kimseye tek altın vermediğini çok iyi biliyordu: Çarığını giymek üzereyken bir taraftan kral ve vezirler ne diyorlar diye dinliyordu.
- Vezirler, görüyormusunuz, çoban hazinedeki altınları benden alacak. Yarın da böyle duyulmamış yalan söylerse, siz, sakın duymadık demeyin, duymuşluğumuz var, biliyoruz deyin!
Kralın bu sözlerini duyan çoban, gitti. Akşama dek koyunlarını otlatıp, kaval çaldı.
Çoban, üçüncü gün yine kralın huzuruna çıkınca, kral:
- Bugün, bakalım duyulmamış ne yalan söyleyeceksin?
Çoban:
Babanızın çok düşmanı varmış. Yedi yıl düşmanlarıyla savaşmış. Bu savaşta gördüğü zararla babanızın hazinesi boşalmış. İşte o zaman benim babam, babanıza yüz altın ödünç vermiş. Babanız da, tam o yıl ölmüş ve yüz altını da geri verememiş!
Vezirlerden biri fırlayarak:
- "Bunu duymuşluğumuz var, biliyoruz bu yalanı!" dedi.
- Öbür vezirde "Bunu biliyoruz" dediğinde,
Kral:
- "Bunu bilmeyen kim olabilir, benim de duymuşluğum var!" dedi.
Çoban, hemen:
- Madem duydunuz ve biliyorsunuz, başka sözüm yoktur. Babanız borçlu olarak öldüğüne ve siz, onun oğlu olarak tahta sahip olduğunuza göre, o yüz altını siz vereceksiniz!
Kral, bu sözler üzerine bir şey diyemedi. Sonra vezirlerine:
- Helaldır yüz altın böyle bir çobana, hemen verin!
Altınları alan çoban, koynuna koydu; hem kendi harcadı, hem de başkalarına kullandırttı.

Mamç̆arale | yazar:
Ali İhsan Aksamaz
Kaynak Kitap: Dil-Tarih-Kültür-Gelenekleriyle LAZLAR
Lazuri p̆aramitepe, (Tbilisi, 1982)
Paramitepe Masallar
Mjora.Com Sözlük